Saç ekimi için kel olmak gerekir mi?

Saç ekimi işlemi için kel olmayı beklemeniz gerekmemektedir. Saçlar genellikle yanlardan ya da yukarıdan açılmaya başladığı an saç ekimi yaptırabilirsiniz. Bu işlemde önemli olan tek şey ensedeki saçların verimli olup olmamasıdır. Yapılan araştırmalara göre erkekler saçlarının tamamen dökülmesini bekleyip saç ekimi yaptırmak istemektedir fakat bu düşünce tamamen yanlıştır. Saçlarınızın dökülmeye başladığı andan itibaren bu işlemi yapabilirsiniz.

Saç ekimi nasıl yapılmaktadır?

Doktorun tercih ettiği uygulamaya göre kişinin dökülmemiş bölgelerindeki saçlar analiz edilmektedir. Dökülmenin oluştuğu yerler hazırlandıktan sonra saç kökleri teker teker toplanmaktadır. Tüm saç kökleri toplandıktan sonra ayrılma işlemine geçilmektedir. Kökler kendi içinde de ayrıldıktan sonra ekim işlemi yapılmaktadır. Ekim yapılırken dikkat edilmesi gereken tek şey açılacak olan kanallardır. Bu nedenle uzman bir doktor tarafından bu işlemin yapılması gerekmektedir. Saç ekimi yöntemine karar verdiyseniz işlemi yaptıracağınız doktoru iyi araştırarak başvuru yapmanızda fayda vardır.

Saç ekimi işleminde hangi teknikler uygulanmaktadır?

FUE, en yaygın ve herkes tarafından kullanılan bir tekniktir. Bu tip saç ekiminde, saçlar bir bölgeden özel borularla alınarak ekilecek yere nakledilmektedir. Bu saç yöntemi ile herhangi bir olumsuzluk ya da yara izi kalmamaktadır. Saç ekimi işlemlerinde yan etkiler ve zararlar oluşmaktadır fakat geçicidir.

Saç ekimini kimler yaptırabilir?

22 yaşını dolduran herkes saç ekimi yaptırabilmektedir. Sadece erkekler değil aynı zamanda kadınlar da saç ekimi yaptırabilir. Saç dökülmesi ve kellik yaşayan herkes tarafından yapılması mümkün bir sağlık yöntemidir. Genetik olarak hormonlarla geçen bu problem, zamanla saçların güçsüzleşerek yok olmasına neden olmaktadır ve erkeklerin dış görünüşünü tamamen değiştirmektedir. Bu nedenle psikolojik bir etkisi de vardır. Eğer durum sizi etkileyecek kadarsa kesinlikle saç ekimi işlemini yaptırmanız gerekmektedir. Bu zamana kadar yaptıran kişilerde herhangi bir zarar görülmediği için sağlıklı bir tedavi şekli olarak bilinmektedir.

Saç ekiminden sonra dikkat edilecek noktalar nelerdir?

Saç ekiminden sonra dikkat edilmesi gereken tüm noktalar gün, ay ve yıl olarak dönemlere ayrılsa da genel itibariyle dikkat edilmesi gereken noktalar mevcuttur. Bu maddelerin hepsi aşağıdaki gibidir.

  • Saç ekiminden sonraki ilk 3 gün terlememeniz gerekmektedir. Yürüyüş, koşu, spor ve terleyebileceğiniz başka bir aktivite yapmamalısınız. Ter, saç köklerinize zarar vereceği için dikkat etmeniz gereken en önemli konulardan biridir.
  • Belirli bir güne kadar duşa girmemelisiniz. Duş almaya başladıktan sonra ise ılık su ile duş almalısınız. Saçlarınızı kurutmak için kendi haline bırakmalısınız ve saç kurutma makinesi ya da havlu kullanmamanız gerekmektedir. Ayrıca çok soğuk ya da çok sıcak bir ortamda bulunmamanız gerekmektedir.
  • Bir süre boyunca saçlarınızı kestirmeniz yasaktır. 1,5 aydan sonra saçlarınızı kestirebilirsiniz. Bu konuyla ilgili doktorunuzla görüşmeniz önerilmektedir.
  • Uyuyacağınız zaman yüz üstü yatmanız gerekmektedir. Saç diplerinizin zarar görmemesi adına sırt üstü yatmanız yasaktır. Bu nedenle yatış şeklinize dikkat etmeniz gerekmektedir.
  • Güneş ışınlarına karşı başınızı her zaman korumanız gerekmektedir. İyileşme süreciniz tamamlandıktan sonra herhangi bir problemle karşılaşmamış olacaksınız.
  • Özellikle ilk 10 gün boyunca başınızda sürekli kaşıntı hissedeceksiniz fakat kaşımamanız önerilmektedir. Herhangi bir kanamaya ve enfeksiyon kapmaya neden olabilirsiniz.
  • Cinsel birliktelik, alkol, sigara, kahve ve çay gibi alışkanlıklarınızdan bir süre uzak durmalısınız.
  • Doktorunuzun verdiği bütün ilaçları ve solüsyonları kullanarak iyileşme sürecini hızlandırmalısınız.

Tüm bu noktalara dikkat ettiğiniz sürece en kısa zamanda saçlarınız eski görünümüne kavuşacaktır.

Saç Ekimi Tehlikeli Mi?

Saç ekimi birçok kadının ve erkeğin hayalini süsleyen gür ve fazla saça sahip olma hayalini gerçekleştirme imkânı sunar. Her kadın ve erkek saçlarının gür olması için farklı ürünler ve serumlar kullanmaktadır. Bu tip ürünler medikal yani eczaneden alınmıyorsa ilaç statüsünde değilse uzun süre etkisini göstermez kısa süreli olarak gürlük sağlıyormuş gibi olsa da aslında öyle değildir. Saç ekimini asıl sebebi yani suçlusu diyebileceğimiz saç dökülmesidir. Saçlarımız döküldükçe yerine yeni saçları istediğimiz için saç ekimi operasyonları talep ediyoruz. Saçlarda yoğun bir dökülme genelde sonrasında saç ekimi ile sonlanmaktadır. Peki; saç ekimi tehlikeli mi, yan etkileri var mı bunları araştırmalısınız. Saç ekimi yaptırmadan önce bazı bilmeniz gereken detaylar bulunmaktadır.

Saç Dökülmesinin Sebepleri

1)Öncelikle saçlarınızın neden döküldüğünü bulmalısınız, saç dökülmenizin sebebini bulamadığınızda yeni ektirdiğiniz saç kökleri de kendini bırakacak dökülmeye başlayacaktır. Kendi var olan saçlarınız da saç ekimi sonrasında dökülebilir. Saç ekimi tehlikeli mi diye soracak olursanız; dikkatli olmazsanız tehlikeli olabilir. Bu sebeple önce saç deriniz ve saçlarınız ile ilgili problemi bulup tedavi yolunu izleyin. Saçlarınızın dökülmesinin birden çok sebebi bulunmaktadır.

2)Yetersiz ve sağlıksız beslenme, kansızlık, genetik gibi faktörler saç dökülmesinin sebebi olabilir. Saçlarımızın uzaması ve güçlenip dökülmemesi için bazı besinleri içeriden tüketmemiz gerekir. Siz ne kadar dışarıdan saçınıza yağlar maskeler yapsanız da bunlar da etki eder fakat kesin çözüm asla değildir. Saçlarınızın gerçekten dökülmesini engellemek ve sağlıklı uzamasını istiyorsanız çinko, bakır, magnezyum gibi vitaminleri vücudunuza almalısınız. Bu vitaminler saçı besler daha sağlıklı olmasını sağlar. Sağlıklı saçlarda dökülme problemi görülmez.

3)Saçlarınızın bir diğer dökülme sebebi kansızlık olabilir, kansızlık problemi yaşayan kişilerin saçları çok fazla dökülür.

4)Genetik faktörler de yadsınamayacak kadar önemlidir. Eğer ailenizdeki kişilerin saç yapıları ince telli, az ve dökülmeye meyilli ise muhtemelen sizin saçlarınız da o şekilde olacaktır. Genetiğinizi değiştiremediğiniz için, burada vitamin takviyelerine ağırlık vererek var olan saçlarınızı korumaya yönelik önlemler almanız oldukça mantıklı olacaktır.

Saç Ekimi Tehlikeli Olabilir

Saç ekimi ciddi bir tıbbi operasyondur. Basite asla alınmamalı operasyon iyice araştırılmadan yaptırılmamalıdır. Saç ekimi birçok kişi tarafından yaptırılmak istenen oldukça rağbet gösterilen bir ameliyattır. Sağlık sektöründe çok fazla işinde profesyonel olduğunu iddia eden insan bulunmaktadır. Saç ekimi yaptıracağınız doktorun, bu alanda gerçekten uzman olup olmadığını mutlaka sorgulayın.

Bir diğer dikkat etmeniz gereken konu da en fazla kaç greft ektirme şansına sahip olduğunuzdur. Her saç kök aynı değildir, saç kökleri incelenmelidir. Saçlarım ne kadar dökülürse dökülsün nasılsa istediğim gür saçlara kavuşabileceğim, düşüncesi yanlıştır. Her saç fazla miktarda grefti kabul etmez, daha da kötüsü var olan saçlarınızı da kaybedebilirsiniz. Bu sebeple saç ekimi ile eskisinden daha iyi saçlara sahip olmayı tekrar düşünmeli, doktorunuza danışarak saç greft kapasitenizi belirlemelisiniz.

Saç ekimi sonrasında saç derisinde sarsıntı meydana gelir, deride meydana gelen sarsıcı travmadan sonra saç kaybı yaşayabilirsiniz. Önceki saçlarınızda kayıplar olabilmektedir. Ya da yanlış saç ekimi sonrasında, ekilen saçların tekrar dökülmesi de söz konusudur. Bütün bu ihtimaller dâhilinde düşünmeli, cerrahlardan yardım almalısınız. Doktorunuzdan saç ekimi tehlikeli mi, sonrasında nasıl bir tedavi şeması izlenmeli gibi soruların cevabını detaylı olarak almalısınız. Saç ekimi konusunda uzman bir hekim ile gerekli tahliller testler ve incelemeler yapıldıktan sonra saç ekimi için saç derinizin uygun olup olmadığına göre operasyonu yaptırabilirsiniz.

Vücuttaki İltihap Yorgunluk Yapar Mı?

Vücudumuz bazı dönemlerde yorgun düşer. Bağışıklık sistemimiz çöktüğü için vücut hastalıklara açık hale gelir. Özellik mevsim geçişlerinde ilkbahar sonbahar mevsimlerinde yorgunluk daha şiddetli olarak yaşanmaktadır. Mevsim geçişlerinde yorgun düşmemek için önlemler almak gerekir. Bu dönemlerde bitki çayları içmeye başlamak, daha fazla meyve sebze tüketmek, vitamin takviyeleri almak alınabilecek önlemler arasındadır. Suyunuza ekleyeceğiniz limon, zencefil, tarçın, taze nane yaprağı gibi besinler bağışıklığınızı güçlendirir yorgun düşmenizi önler. “Vücuttaki iltihap yorgunluk yapar mı?” sorusuna cevabımız ever olacaktır. Bu dönemlerde vücudunuza besin takviyeleri yapmalısınız.

Suyu Yeterince Tüketmezsek Vücudumuzda Neler Olur?

1)Bilindiği üzere vücudumuzun %80 i sudan oluşur. Yeterince su tüketmezsek vücudumuz yapması gereken işlemleri yerine getiremez; tükettiğimiz besinler düzgün ayrışmaz vücut tarafından kullanılamaz. Beyin fonksiyonlarımız aksar; gün içinde yeterince su tüketmediğinizde dikkatiniz sürekli dağılır. Su dikkatin toplanmasını, vücudun gerekli işlemleri yapmasını sağlar.

2)Genel olarak bir insanın günlük su ihtiyacı 2,5-3 litre civarındadır. Kişinin içmesi gereken su miktarı kişiden kişiye ve mevsime göre değişiklik gösterir. İnternette boy, kilo, hareketlilik gibi bilgilerinizi yazdıktan sonra ne kadar su içmeniz gerektiğini hesaplayan siteler bulunmaktadır, oradan destek alabilirsiniz. Telefonunuza da mobil uygulama olarak su içme hatırlatıcısı gibi uygulamalar yükleyerek suyu daha düzenli içebilirsiniz.

3)Suyu az tükettiğinizde bir süre sonra vücudunuzda şişkinlik hissedersiniz. Bu şişkinlik karın bölgesi veya ayak bilekleri gibi bölgelerde oluşur. Vücut, yeterince su alamazsa vücuttan toksinleri uzaklaştıramaz ve toksinler size iltihaplanmalar, şişlik ve ödem olarak geri döner. Yeterince su tüketmezseniz vücuttaki iltihap yorgunluk yapar mı diye düşünürken, vücudunuzdan iltihapları atamaz yorgun düşersiniz.

Vücudumda İltihap Olduğunu Nasıl Anlarım?

1)Vücutta iltihap oluşması, birtakım değişiklikleri beraberinde getirir. Vücudun çeşitli bölgelerinde şişlikler yaralar oluşur. Bu yaralar ilk başta sivilce kadar küçük, zaman içinde büyük yaralara dönüşebilir. Vücudunuzu gözlemleyerek vücudunuzda iltihap olup olmadığını tespit edebilirsiniz. Vücudunuzdaki yaralar gittikçe büyüyor iyileşmesi zaman alıyor ise iltihap olabilir.

2)Lenf bezleriniz, kulağın hemen altındadır. Lenf bezi kulağın altında olan minik bezelerdir, vücudunuzda iltihap varsa lenf bezleriniz şişecek kulağınızın altında yumruya benzer şişlikler oluşacaktır. Bu önemli bir rahatsızlıktır. Kulağınızın altında bir şişlik hissettiğinizde daha da büyümeden bir doktora görünmelisiniz. İlerlerse kulak ağrısı, duymada güçlük gibi problemlerle karşılaşabilirsiniz.

3)Ciltte aşırı kuruma, pullanma şeklinde görüntü eşliğinde kaşıntılarla beraber devam eder. Bu kaşıntılar ilerlerse açık yaraya dönüşebilir. Alerjiye bağlı olmayan bir kaşıntı kuruluk hissettiğinizde vücudunuzda iltihap birikmiş demektir.

4)Halsizlik ve yorgunluk durumunuz son günlerde arttıysa kendinizi güçsüz hissediyorsanız vücudunuzda iltihap birikmiş olabilir. Uyarmakta fayda var bazı hastalıkları atlatmak güçtür; bu hastalıklarda yorgunluk halsizlik sıklıkla görülür. Belirgin bir hastalığınız yoksa bu madde geçerlidir. Vücudumuzdaki toksinler vücuttan atılmazsa, vücudumuz onları atmak için bir savaş verir bu da bizi yorgun düşürür. Vücuttaki iltihap yorgunluk yapar mı, maalesef vücudumuz fazlasıyla yorulduğu için evet. Vücudumuzu dinlemeli ona destek olmalıyız. Son zamanlarda normalde olduğundan yorgun ve sürekli uyuma isteği hissediyorsanız vücudunuzda iltihap birikmiştir. Bir doktora görünmeniz en doğrusu olacaktır. Doktora gidemiyorsanız toksinler ve mikroplar ile savaşacak doğal meyve suları ve bitkisel çaylar ile iyileşmeye çalışabilirsiniz. Fakat kendinizi çok kötü hissediyorsanız mutlaka bir doktora görünmenizi öneririz.

5)Yüksek ateş ve bir türlü geçmeyen baş ağrıları da vücutta iltihap olabileceğinin habercisidir. Vücudunuz toksinleri yok etmek ve vücuttan atmak için daha çok çabalar bu sebeple ateşiniz çıkar, ateşe bağlı olarak da başınızda ağrı olur.

Saç Ekiminden 1 Hafta Sonra Dökülme

Saç ekimi oldukça ciddi bir operasyondur. Uzman kişilerin kontrolünde ve tavsiyesinde yapılmalıdır. Saç dökülmesi fazla olduğu için ve saç derisinin küsmesi köklerin canlılığını yitirmesi sonucu dökülen yerlerde yeni saç çıkmamaktadır. Genç veya yaşlı saç dökülmesi yediden yetmişe herkesin ortak problemi haline gelmiştir. Saç dökülmesi sonrasında ilerleyen yaşlarda, saç ekimi operasyonları düşünülmektedir, fakat saç deriniz sağlıklı değil ise saçlarınız, saç ekiminden 1 hafta sonra dökülme yaşayacaktır.

Saç Dökülmesinin Sebepleri

1)Çoğu zaman saç dökülmesinin sebebi stres olmaktadır. Yoğun baskı altındaysanız son zamanlarda içinize attıklarınız size fazla gelmeye başladıysa saç dökülmelerinizin başlayacağı yüksek ihtimaldir. Stres çoğu hastalığın başlangıcı olduğu gibi saç dökülmesinin de bir numaralı sebebidir. Kafanızın içindeki sorunu halletmeden önce saç dökülmeniz geçmeyecektir, aksine artarak devam edecektir. Stresinizi kontrol altına almayı başardığınızda, stresinizi yendiğinizde ise saç dökülmeniz zamanla kendiliğinden geçecektir. Saç ekiminden sonra da stres düzeyinizi kontrol altına almalısınız, yoksa saçlarınız tekrardan saç ekiminden 1 hafta sonra dökülme yaşayacaktır.

2)Hayatınızda her şey yolunda gidiyor fakat yine saçlarınız dökülüyorsa bu sefer sorun tükettiğiniz besinlerde olabilir. En son ne zaman yeşil yapraklı sebze, kuruyemiş meyve sebze tükettiğinizi hatırlamıyorsanız; saç dökülmenizin olması kadar normal bir durum yoktur. Sizin dışarıdan saçlarınızı gürleştirmek uzatmak için yaptığınız çabalar yeteri kadar faydalı değildir; saçlarınızı içerden beslemeli saç için gerekli besinleri daha sık tüketmelisiniz. Magnezyum, çinko, bakır, balık yağı gibi besinleri dışarıdan takviye olarak alabilirsiniz. Ben meyve sebze, kuruyemiş balık sevmem derseniz; eczanelerde satılan besin takviyesi olan biotin, magnezyum, çinko kapsüllerinden alabilirsiniz.

3)Tabi ki saçları içten beslemek en doğrusudur, fakat dışarıdan da yağlarla destekleyebilirsiniz. Saç köklerini uyaracak yağlar; çam yağı, çamterabentin, ceviz, tatlı badem yağı gibi karışımları saçlarınızın diplerine masaj yaparak uygulayabilirsiniz. Masaj yapmanız çok önemlidir, saç köklerinin uyarılması gerekir. Sonrasında saçlarınızı tarayarak bekleyebildiğiniz kadar bekleyin.

4)Gece yatmadan önce saçlarınızı mutlaka tarayın; gece uyuduğumuzda bütün vücudumuz yenilenir, kaslar gelişir vücut kendini yarın için hazırlar. Vücudun yenilenmesinin olduğu uyku zamanından önce saçlarınızı tarayın ki saç kökleriniz uyarılsın gece saç büyümesi gerçekleşsin. Bu ufak fakat yararlı bilgiler saç dökülmenizin önüne geçer, saç kayıplarının fazla olmasını engeller.

Saç Ekiminden Sonra Dökülme Gerçekleşir Mi?

Bu soruya cevabımız evet olacaktır, çünkü saç ekildikten sonra saç derisi bir şok yaşar. Saç ekiminden 1 hafta sonra dökülme yaşarsınız. Saçlarınız 15 gün kadar dökülmeye devam edecektir. Bu dökülme elinize bir avuç saç geleceği anlamına gelmez, az az döküleceğini ifade eder. Saç ekimi sonrasında saç dökülmesi yaşanmasının bir diğer sebebi de tekrar strestir. Saç ekimi öncesi ve sonrası bireyler oldukça gergin, tekrar saçım çıkacak mı endişesinde oldukları için yoğun bir stres duygusu içinde olurlar. Bu sebeple dökülmeyeceği varsa da dökülecektir. Saç ekimi sonrasında kişilerin %99 unun saçları dökülmektedir. Bu herkesin yaşadığı bir sorun olduğu için endişelenmenize gerek yoktur. Dökülen saçların yerine zaman geçtikçe yeni saçlar daha güçlü saçlar çıkacaktır. Saç ekiminden sonra yaklaşık 75 gün sonra dökülen saçlar tekrar çıkmaya başlar. Bu süreçte sabırlı olmalı fazla stres altında olmamalısınız. Saç ekimi işleminden 4 ay sonra yeni saçlarınız çıkmaya kendini göstermeye başlar, 6. Aydan itibaren de dökülen saçlarınızın %80 i tekrar çıkmış olur. Bu sebeple madem dökülecek niçin saç ektireyim diye düşünmeyin, tekrar çıkacaklar.

Saç Ekimi ve Terleme

Saç dökülmesi kadın erkek herkesin muzdarip olduğu bir konudur. Yaşınız kaç olursa olsun saçlarınızın gür, canlı ve fazla olmasını istersiniz. Özellikle kadınlar saçlarını bellerine kadar uzatmayı çok severler, kadında saçın uzun olması feminenliği kadınsılığı tercih eder. Erkekler daha çok saçları uzun olan kadınlardan hoşlanır. Erkeklerin de muzdarip olduğu saç dökülmesi, erken yaşlarda kendini belli edebilir. Erkeklerde yanlardan ve önlerden açılmalar strese, yoğunluğa ve yeme içme tarzına başlı olarak değişir.

Saç Dökülmesini Etkileyen Faktörler

1)Çok stresli bir işte çalışıyor üzerinizde çok fazla yük hissediyorsanız saçlarınızın dökülmesi tamamen psikolojik olmaktadır. Siz kendinizi özgür, rahat arınmış hissetmedikçe bu saç dökülmesinden kurtulmanız hayli zordur.

2)Saç dökülmesi tükettiğiniz gıdalara göre de değişiklik gösterecektir. Çinko, bakır, magnezyum, omega 3 gibi vitaminlerin bol olduğu gıdaları sıklıkla tüketirseniz saçlarınız daha az dökülecek, daha hızlı uzayacaktır. Balık, yeşil yapraklı sebzeler, kuru yemişler bu gıdaları sıklıkla tüketmelisiniz. Özellikle balığın içerdiği vitaminler hem saçlar tırnaklar hem de beyin sağlığı açısından oldukça önemlidir.

Beslenmenize dikkat ediyorsunuz, stresli hissetmiyorsunuz fakat yine de saçlarınız çok dökülüyorsa bunun altında farklı sebepler olabilir. Kansızlık yaşıyor olabilirsiniz, kansızlık problemi saç dökülmesine ve kronik yorgunluğa sebep olur. Her şeyi doğru yaptığınızı düşünüyor ve hala saçınız dökülüyorsa, bir doktordan randevu alarak size tahliller yapmasını isteyebilirsiniz. Saçların dökülmesini engelleyen biotin gibi takviyeler verebilir. Eğer bunlar da yeterli gelmediyse, saç ekimi operasyonunu düşünebilirsiniz. Saç ekimi operasyonu sonrası kendinize dikkat etmeli, terlememelisiniz. Saç ekimi ve terleme, operasyonu olumsuz etkileyecektir.

Saç Ekimi

İlerleyen yaşlarda ise durum biraz daha farklıdır. Gençlikte hücreler çok fazla ve verimli çalıştığı için saçlarınız hızla uzar, tırnaklarınız güçlüdür. Fakat yaşınız ilerledikçe saçlarınızın eskisi kadar çabuk uzamadığını ve dökülmenizin arttığını görmeniz normaldir. Saç derisi yeni saçlar için yeterli güç bulamıyor demektir. Burada da imdadımıza saç ekim operasyonları yetişiyor. Saç ekimi azımsanacak bir operasyon değil tıbbi bir operasyondur. Bu sebeple saç ekimi yaptırmadan önce yaptıracağınız doktoru, kliniği mutlaka detaylı bir şekilde araştırmalısınız. Emin olmadan bütün detayları konuşmadan yaptıracağınız operasyonlar hüsranla sonuçlanabilir, dikkatli olmanızda fayda var. Saç ekimi sonrasında doktorunuzun verdiği tavsiyeleri ve ilaçları dikkate almalı, ilaçlarınızı düzenli kullanmalısınız. Saç ekimi ve terleme konusunu azımsanmamalı, operasyondan hemen sonra fazla güç harcamanızı sağlayacak işlerde bulunmamalısınız.

 

 

 

Saç Ekimi Sonrası Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

1)Özellikle saç ekimi sonrasında sizi strese sokacak yerler, kişiler, olaylardan uzak durmaya çalışın. Unutmayın ki saç kayıplarının en büyük sebebi strestir. Bu sebeple yapılan saç ekim operasyonunun boşuna gitmesini istemiyorsanız bunu dikkate almalısınız.

2)Saç ekimi sonrasında genelde doktorlar hastalara antibiyotik kullandırırlar. İlaçlarla etkileşimi kötü sonuçlar doğurduğundan dolayı alkol kesinlikle tüketmemelisiniz. Alkol kan dolaşımınıza karışacak yeni ekilen saçların kalitesini düşürecektir, bu sebeple alkolden uzak durmalısınız.

3)Saç ekimi sonrasında kendinizi yorgun ve bitkin hissetmeniz oldukça normaldir, bu durumu her saç ektiren birey yaşamaktadır. Lokal anestezi sonrası yorgunluk, anksiyete görülmesi normaldir.

4)İlk birkaç gün saç ekilen kısmın üzerine direk olarak yatmamalı; saçın arka kesimine ekim yapıldıysa yüz üstü, ön tarafına yapıldıysa da mutlaka sırt üstü uyumalısınız.

5)Saç ekiminden kısa süre sonra, sizi fazla yoracak işlerde ve aktivitelerde bulunmamalısınız. Sizi yoracak olan aktiviteler sonucu terlemek durumunda kalırsınız. Terleme sonucunda saç kökleriniz zarar görecek sağlıklı bir şekilde uzamaya devam etmeyecektir. Terlememeniz oldukça önemli bir husustur. Saç ekimi ve terleme için bir süre dikkatli olunuz.

Saç Ekimi Orijinal Gibi Olur Mu?

Saç ekim işlemi esas olarak, fazla saçlı deriden alın saçın dökülen ve seyrek görünen kısımlara nakil işlemidir. Bu nedenle saç ekimi orijinal gibi olur mu diye merak ediyorsanız, evet olacaktır. Kendi saçınız nakil olduğu için orijinal gibi olacaktır, fakat dikkat edilmesi ve bilinmesi gereken bazı noktaları vardır. Öncelikle bilmeniz gereken her saç ekimi gür bir şekilde olmaz. Saçlarınız zaten fazla yoğun değil ise, saç ekimi sonrasında önceki saçlarınızın yoğunluğundan daha fazla saç beklemeyin. Saç derinizin ense kısmınızda bulunan saç miktarı fazla ise yoğunluğu az olan dökülmeye müsait olan ön taraflarına ekilmesi yapılır. Doktorunuz da saçlarınızı incelediğinde size en doğru sonucu söyleyecektir. Bazı saç derileri saç kökleri az olduğu için saç ekimine uygun değildir. Uzman bir hekim size saç tipinizi, saç ekimi sonrasında nasıl görüneceğini, ya da saçlarınız uygun değilse saç ekimi operasyonunu iptal etme gibi seçenekler sunacaktır. Son zamanlarda uzman hekimlerce kullanılan bir saç ekim tekniğinde FUE göğüs ve sırt bölgesindeki kıllardan alım yapılabilmektedir. Fakat alanında uzman kişilerce yapılması gereken teknik için araştırma yapmalısınız.

Saç Dökülmesi Genetik Midir?

Saç ekimi operasyonuna gelen birçok hastada karşılaştığımız manzara ne yazık ki böyle idi. Ailenizin saç tipi seyrek, ince telli, koparak dökülmeye müsait ise saç dökülmeniz genetiktir. Bu durumda siz ne yöntemi denerseniz deneyin yine saç ekimi sonrasında çok gür saçlarınız olmaz, sadece dökülen kısmı kapatmış olursunuz bunu bilmenizde fayda var. Saç dökülmeniz genetik ise, genetik tabi ki değiştirilemez fakat yediklerinize içtiklerinize, sağlığınıza dikkat ederseniz dökülmeyi en aza indirmiş olursunuz. Bu öneriler gibi sizde saç dökülmeniz genetikse önlemleri saçlarınız fazla dökülmeden alabilirsiniz. Ya da her türlü önlemi aldınız, hala dökülüyor ve bu durumdan mutsuzsanız saç ekimi yaptırabilirsiniz. Saç ekimi orijinal gibi olur mu, diye bir sürü hasta sorular sormaktadır. Doktorunuz sizi saç ekimine uygun veya değil olarak ayıracaktır.

Saç Dökülmesini Engellemek İçin Yapılabilecekler

1)Saçlarınızı dışarıdan beslediğiniz kadar, yağ maske gibi karışımlar uyguluyorsanız birde içerden beslemeye çalışın. Çinko, bakır, magnezyum, omega 3, biotin gibi vitaminler saçın sağlıklı olmasını ve uzamasını sağlar. Bu vitaminler vücudunuzda yeteri kadar bulunmadığı için de saçlarınız dökülüyor olabilir. Bir doktora görünüp şikâyetinizi anlatıp size tahlil yapmasını isteyebilirsiniz. Zaten saç dökülmesi için doktora başvurduğunuzda doktorun ilk yapacağı sizi tahlile göndermektir. Bu sayede vücudunuzdaki eksik vitaminleri görebilir, dışarıdan takviye almanızı sağlayabilir.

2)Balıkta bolca bulunan balık yağı beyin sağlığı için çok önemlidir. Beyin için önemli olduğu kadar saçların da uzamasını güçlenmesini sağlar. Tırnakları saçları daha güçlü hale getirir. Haftada en az 3 kez balık tüketmelisiniz.

3)Beslenme düzeninizi gözden geçirin. Beslendiğiniz düzen vücudunuzun ihtiyacını karşılıyor mu araştırın. Günlük almanız gereken protein, yağ, karbonhidrat değerleri kişiden kişiye değişir. İnternetten bulabileceğiniz ya da telefonunuza indirebileceğiniz programlar sayesinde bu değerleri kolayca bulabilirsiniz. Sonrasındaki adım ise, işlenmiş gıdaları az doğal gıdaları çok tüketmeniz gerektiğidir. Özellikle yeşil yapraklı sebzeler, meyveler, kuruyemiş gibi gıdaları bol tüketmeye çalışın, saçlarınızın sağlıklı olmasına destek olur.

Sağlığınıza dikkat ettiğinizde vücudunuzdaki problemlerin yavaşça azaldığını fark edeceksiniz. Saçlarınızın dökülmesi azalacaktır. Saçlarınıza dikkat etmezseniz, ilerleyen yıllarda saç ekimi operasyonu yaptırmanız gerekecektir. Saç ekim operasyonları başarılı geçmekte birçok hasta sonuçtan memnun olmaktadır, fakat saç ekimi orijinal gibi olur mu diye tereddüt ettikleri de bir gerçektir.

3 Boyutlu Saç Ekimi Nedir, Nasıl Yapılır?

Teknolojinin ilerlemesi ve gelişmesi ile beraber güzellik ve sağlık sektöründeki gelişmeler oldukça umut verici oluyor. Birçok hastalığı tedavi etmek, insanların daha uzun kaliteli yaşamasını sağlamak mümkündür. Güzellik sektöründeki yenilikler de göz kamaştırmaktadır. Artık çıktığınız operasyon sonrasında nasıl görüneceğiniz derdiyle karşılaşmayacaksınız. Çünkü zaten doktorunuz size operasyon sonrası nasıl görüneceğinizi gösteren bir fotoğraf sunacaktır. Bu teknik üç boyutlu saç ekiminde de kullanılmaya başlanmıştır, sonuçlardan oldukça memnun kalınan operasyonlar yapılmıştır. Fue tekniğinden sonra kullanılmaya başlanan bu teknik sayesinde, FUE tekniği eskisi kadar tercih edilmemektedir. FUE tekniği saç yapısı uygun olmayan, saçları az olan fakat saç ekimi yaptırmak isteyenler içindir. Göğüs ve sırt bölgesinden alınan kıllar ile saç derisine saç ekimi yapılmaktadır. 3 boyutlu saç ekimi ile bu teknik eskimiştir.

3 Boyutlu Saç Ekimi ile Doğal Görünüm Olur Mu?

Saç ekiminde en önemli faktörlerden bir tanesi saç ekimi sonrasında doğal bir görünüm elde edilmesidir. Ekim yapıldığı çok belli olan farklı duran saçlar insanların dikkatini çekmektedir. B u sebeple doğal bir görünüm yakalanmaya çalışılır. Birçok saç ekimi sonrası saçlar çim adam gibi bir şekil almaktadır. Bu da hiç hoş olmayan bir görüntüye sebep olur. Saç ekimi yaptıracağınız doktoru ve kliniği iyi seçmeli, kafanıza takılan soruları mutlaka yanıtlamalarını istemelisiniz. Aksi halde hiç hoşlanmayacağınız bir görüntü ile karşılaşabilirsiniz.

3 Boyutlu Saç Ekimi Nasıl Yapılır?

Saç ekimi için öncelikle alın çizgisi oldukça önemlidir. Düzgün bir şekilde alın çizgisine göre ekilmeyen saçlar kötü bir görüntüye sahip olmanıza neden olacaktır. 3 boyutlu saç ekiminde ise bu bilgisayar yardımıyla çizilir ve hesaplanır. Size en uygun alın çizgisi bulunarak işleme başlanır. İstenmeyen sonuçların böylelikle önüne geçilmiş olunur. Ek olarak saç ekimi için, ekimden önce hastanın yüz hatlarının net olduğu düz profilden ve farklı profillerden resimlerini istiyoruz. Hastanın fotoğrafları taratılarak sistemimize yükleniyor, sistem hastanın yüz yapısını, yüz organlarının birbiriyle oranını hesaplıyor. Bu işlem sonucu kesin olduğundan, sonrasında hastanın nasıl görüneceğini önceden biliyor, en doğru hattan başlanarak seç ekimi yapılmaya başlanıyor. Bu yöntem sayesinde hastaların memnuniyet seviyeleri artmıştır. İstedikleri doğal saç görünümüne sahip oldukları için 3 boyutlu saç ekimi operasyonundan oldukça mutlu ayrılmışlardır. Eğer sizde saç ektirmeye karar verdiniz fakat tam olarak nasıl görüneceğinizi kestiremiyor, güvenemiyorsanız bu teknik tam size göredir. Mutlaka 3 boyutlu saç ekim tekniğini detaylı olarak araştırmalı, alanında uzman doktorlar ile çalışmalısınız. Saç ekimi tıbbi bir müdahaledir, bu sebeple alanında uzman olmayan kişilerce uygulanması tehlikeli ve yasaktır.

Saç Ekimi Nasıl Yapılmaktadır?

Saç ekimi, saç derisinde saçın döküldüğü bölgeye saçın fazla olduğu kısımdan saçlar alınarak oraya dikilmesi işlemine denmektedir. Eğer kişinin saçları yeterli yoğunluğa sahip değilse, doktorunuz sizi uyaracaktır. Genelde saç ekim işlemlerinde saç derisinin ense kısmındaki saçlardan ekim yapılmaktadır, fakat o kısımda da yeterince saça sahip olmayan insanlar için göğüs ve sırt bölgelerinden kıllar ekim işleminde kullanılmaktadır. Ekim işlemi ciddi bir operasyon olduğu için basite almamalısınız. Daha gür saçlar için saç ekimi yaptırmayı düşünüyorsanız, önce kendi saç yoğunluğunuzu değerlendirmelisiniz. Saçlarınız küçüklüğünüzden beri az, ince ve koparak dökülmeye meyilli ise tam olarak istediğiniz gür saç görüntüsünü yakalayamayabilirsiniz. Saç ekimi sırasında saç kökleri uyarılır, fakat genetiğiniz değiştirilemez. Saçların ince ve az olması genetiktir. Ailenizdeki bireyler genel olarak ince ve az saça sahip ise muhtemelen sizin saçlarınız da öyledir, bu durumda sadece dökülen bölgedeki saçlar için çözüm olabilir.

Sitrit Asit Nedir?

Hemen hemen bütün bitkilerin yapısında var olan Sitrik asit, doğada hücresel faaliyetlerin birçoğunda görev almaktadır. Sitrik asitin kullanım alanları arasında; gıda sektörü, tarım sektörü, metal üretimi ve işlenmesi, ilaç sektörü ve içecek sektörü gibi aktif alanlarda yer almaktadır.

Telaffuzu “Limon Tuzu” olan Sitrik Asit dünyanın pek çok ülkesinde ve Türkiye’de de kullanılan limonda  %80 oranında bulunmaktadır. Toksin sayılmayan bir bileşen olan Sitrik Asit kristal yapıdadır.  Kimya sanayisinde çok bir ayırışcı olduğu için en çok tercih edilmektedir.

Konserve ürünlerinde kullanılan sitrik asit yiyeceklerin uzun süre korunmasını sağladığı için tercih edilmektedir. Alkollü ve alkolsüz içeceklerin birçoğunda bulunan sitrik asit diğer gıda sektöründeki ürünlerde koruyucu katkı maddesi olarak tercih edilmektedir.

Sitrik Asit’in Kimyasal Özellikleri Nelerdir?

Sitrik asiti önemli kılan özelliklerinden biri de çok değerlikli metal iyonları ve şelatları oluşturacak pek çok kompleksler vermesidir. Bu önemli özelliğinden dolayı sitratlar veya sitrik asitler metal bulaşmasının kontrolünde kullanılmaktadır. Tek olarak renkli olan metal iyonu sitratla birleşim halindeyken tamamen renksiz veya az renkli nitelikte olmaktadır. Sitrik asit ile metal iyonları şelat oluşturarak kararlı kalabilirken metal iyonlarının varlığında organik moleküller katalitik olarak bozulabilir.

Sitrik Asidin Kullanım Alanları Nereleridir?

Endüstriyel uygulamalar ve farklı gıda alanlarında kullanımı oldukça yaygın olan Sitrik asit özellikle sitrat karbonatlı ve karbonatsız içeceklerde daha çok kullanılmaktadır. Düşük kalorili içecekler, meyve suyu ve susuzluk giderici içeceklerde Sitrik asit, tek olarak ya da sitrat tuzlarıyla birlikte kullanılır ve tat verici olarak faydalanılır. Bunun dışında endüstriyel üretimde Sitrik Asit, şekerlere ekşilik vermek amacıyla eklenir. Pastahanelerde ve şekerleme ürünü satan firmalarda kullanılan şeker çeşitlerinde de pektin jeli kullanılarak maksimum jel dayanımını arttırmak amacıyla faydalanır

Sitrik Asit Zararları

Sikrit asit doğal bir bileşendir ve özellikle turunçgiller de ve bir çok bitkide  bulunur. Sikrit asit, şekerin okside olup, Karbondioksite ve ya suya dönüşerek enerji meydana gelmesinde sikrit asit döngüsü sağlanabilmesi için gereklidir. Sikrit asit, gıda endüstirüsinde en yaygın ph kontrol ajanıdır. C vitamini ve E 300 gibi antioksidanların çalışmasını güçlendirir.

Sikrit asit, gıda sektöründe bir çeşit, koruyucu olarak kullanılır. Özellikle bira ve meyvelerden yapılmış reçellerin içindeki meyvelerin renginin kahrengiye dönmesini önler. Sikrrit asit, şekerlemelerin veya sanayi işi tatlıların şerbetlerinin, belli bir süre geçtikten sonra, kristalleşmesini önler. Şerbetli tatlı yapılırken de şerbetin içine limon sıkılması şerbetin, kristalleşmesini önlemek amaçlıdır. Limonun içinde doğal sikrit asit vardır

Sikrit asit adı verilen ve gıda sektöründe kullanılan bu madde, Limon, Mandalina, Portakal, greyfurt gibi meyvelerde bol miktarda bulunmaktadır. Fakat meyvelerden bu maddeyi üretmek, çok pahalı olduğu için, bakterilerin ve mayaların yardımı ile, şekerden elde edilir ve genellikle ucuz olduğu için, sanayiciler bunu tercih ederler. Özellikle doğal yolla elde edilmeyen sikrit asidin insan sağlığına bazı zararları olmaktadır. Bunlar aşağıda sıralanmıştır.

 

  • Sikrit asit cilt ile temas ettiğinde tahriş edici etkisi vardır.

 

  • Sikrit asidin toz olanları solunduğunda, solunum sisteminde ve mukoza da tahrişi neden olur.

 

  • Hassas ciltler ile temas ettiğinde alerjiye neden olur.

 

  • Göz ile temas ettiğinde çok ciddi zararlar verir. Derhal bir sağlık kuruluşuna başvurmak gerekmektedir.

Görüldüğü gibi en tabi haliyle oldukça faydalı olan ve insanoğlunun kullanımına sunulan strik asit yapay yolla elde edildiğinde zararlı olabilmektedir. Yapay yolla elde edilen strik asiten uzak durmak bu yönüyle yerinde olacaktır.

Askorbik asit nedir?

İnsan vücudu o kadar karmaşık ve o kadar muhteşem bir sistem ki bugün bile uzmanlar insan vücudunun birçok yönünü bilmemekte ve her gün yeni yeni yönlerini keşfetmektedirler. Karmaşık ve kusursuz bir sistem olan vücudumuzda adını dahi bilmediğimiz o kadar çok şey var ki… Bunlar vücudumuzda dengeli kaldığı sürece faydalı olurken, dengeyi ne yazık ki kendi elimizle bozduğumuz zaman ise zararlı hale gelmeye ve bize zarar vermeye başlamaktadırlar.

C vitamini nedir vücutta ne işe yarar?

C vitamini yani diğer adıyla askorbik asit basit bir şekerdir ve güçlü bir indirgeyici ajandır. Vücuttaki anti-oksidan özelliği son yıllarda yapılan çalışmalarla bulunmuştur. Aynı zamanda kollojen yapısını sağlamlaştırarak diş etlerinin, derinin, kan damarlarının ve eklemelerin daha dayanıklı ve sağlam olmasını sağlamaktadır. Vücutta meydana gelen serbest radikalleri okside ederek ortadan kaldırır. Aynı zamanda soğuk algınlığına karşı yaygın bir inanış olarak kullanılmaktadır. Ancak yapılan kontrollü çalışmalarda C vitaminin gribi durdurduğuna ya da azalttığına dair bir veri saptanamamıştır. Çok zayıf olan iyileşme verilerinde C vitamininin hafif anti-histaminik özelliğine bağlı olduğu düşünülmektedir.

C vitamini Eksikliğinde ne görülür?

Birçok gıdada bolca askorbik asit (C vitamini) bulunduğundan aşırı katı diyetler ve yaşlılar hariç eksikliğinin görülmesi nadirdir. Uzun süreli C vitamini eksikliğinde kanama ve yara iyileşme kusuruyla karakterize skorbüt hastalığı gelişir.

Aynı zamanda skorbüt hastalığı “KORSAN HASTALIĞI“ olarak bilinir korsanlar uzun deniz yolculuklarında yanlarında taze, meyve sebze olmadan aylarca yolculuk yaptıkları için çoğu korsan karaya varmadan gemi içerisinde kanama ve diş dökülmeleriyle ağır seyreden skorbüt hastalığına yakalanmışlardır.  Vücut askorbik asit’i (C vitamini) kendi başına sentezleyemez ve mutlaka dışarıdan alması gerekmektedir. C vitamini eksikliğinde genel olarak aşağıdaki belirtiler görülür.

  • Saç diplerinde kepeklenme
  • Eklemlerde kanama
  • Şişmiş, kanamalı, süngerimsi diş etleri
  • Diş etlerinde iltihap ve buna bağlı dişlerin kaybı
  • Dişlerde çürüme ve kanamalar
  • Anemi ( Kansızlık )
  • Kesilen yerin iyileşmesinde bozukluklar.

C vitamini eksikliği kimlere sık görülür?

C vitamini eksikliği genelde sürekli kaynamış sütle beslenen bebeklerde, sadece pirinçle beslenen topluluklarda, sebzeyle beslenmeyen yaşlılarda, alkoliklerde, anormal maddeleri yemeyi takıntı haline getirmiş kişilerde görülebilir.

C vitamini eksikliğinin Tedavisi nedir?

İlk olarak günlük 250 mg askorbik asit verilir ve hastaya taze sebze ve meyve yemesi tavsiye edilir. Daha sonra doz 40 mg’a düşürülür. Ortadan semptomların kalkması ve hastanın beslenme durumundaki düzelmeye bağlı olarak tedavi kesilir.

C Vitamini içeren besinler nelerdir?

  • Portakal Suyu
  • Limon Suyu
  • Taze meyveler
  • Taze sebzeler
  • Karaciğer
  • Balık
  • Taze inek sütü

Özellikle taze meyve ve sebzelerde insan vücudunun ihtiyacını fazlasıyla karşılayacak kadar c vitamini bulunur. Patates çok iyi bir kaynaktır ancak içindeki C vitamini depolanma sürecinden soframıza gelene kadar neredeyse kaybolur.

C vitamini Fazlalığının Zararları Nelerdir?

Çok fazla C vitamini idrarla derhal atılır. Ancak demir emiliminde artışa ve vücutta demir yüklenmesine sebep olur. Yemeklerle C vitamini fazlalığına ulaşmak mümkün değildir ancak hap şeklinde satılan C vitamin hapları ve enerji ve sağlık verdiği yalanıyla piyasada satılan vitamin takviyelerini kullanarak bu doza ulaşmanız mümkün olmaktadır. Vitamin takviyesi yapılacaksa bunun doktor kontrolünde yapılması gerekmektedir.

Görüldüğü gibi insan vücudunun dengesi çok yerinde ve bu dengeyi korumak da çok önemlidir. Gereğinden fazla vitamin faydadan çok zarar vermektedir. Bu bilinçle hareket etmek sağlık açısından hayati öneme sahiptir.