Saç Ekimi Orijinal Gibi Olur Mu?

Saç ekim işlemi esas olarak, fazla saçlı deriden alın saçın dökülen ve seyrek görünen kısımlara nakil işlemidir. Bu nedenle saç ekimi orijinal gibi olur mu diye merak ediyorsanız, evet olacaktır. Kendi saçınız nakil olduğu için orijinal gibi olacaktır, fakat dikkat edilmesi ve bilinmesi gereken bazı noktaları vardır. Öncelikle bilmeniz gereken her saç ekimi gür bir şekilde olmaz. Saçlarınız zaten fazla yoğun değil ise, saç ekimi sonrasında önceki saçlarınızın yoğunluğundan daha fazla saç beklemeyin. Saç derinizin ense kısmınızda bulunan saç miktarı fazla ise yoğunluğu az olan dökülmeye müsait olan ön taraflarına ekilmesi yapılır. Doktorunuz da saçlarınızı incelediğinde size en doğru sonucu söyleyecektir. Bazı saç derileri saç kökleri az olduğu için saç ekimine uygun değildir. Uzman bir hekim size saç tipinizi, saç ekimi sonrasında nasıl görüneceğini, ya da saçlarınız uygun değilse saç ekimi operasyonunu iptal etme gibi seçenekler sunacaktır. Son zamanlarda uzman hekimlerce kullanılan bir saç ekim tekniğinde FUE göğüs ve sırt bölgesindeki kıllardan alım yapılabilmektedir. Fakat alanında uzman kişilerce yapılması gereken teknik için araştırma yapmalısınız.

Saç Dökülmesi Genetik Midir?

Saç ekimi operasyonuna gelen birçok hastada karşılaştığımız manzara ne yazık ki böyle idi. Ailenizin saç tipi seyrek, ince telli, koparak dökülmeye müsait ise saç dökülmeniz genetiktir. Bu durumda siz ne yöntemi denerseniz deneyin yine saç ekimi sonrasında çok gür saçlarınız olmaz, sadece dökülen kısmı kapatmış olursunuz bunu bilmenizde fayda var. Saç dökülmeniz genetik ise, genetik tabi ki değiştirilemez fakat yediklerinize içtiklerinize, sağlığınıza dikkat ederseniz dökülmeyi en aza indirmiş olursunuz. Bu öneriler gibi sizde saç dökülmeniz genetikse önlemleri saçlarınız fazla dökülmeden alabilirsiniz. Ya da her türlü önlemi aldınız, hala dökülüyor ve bu durumdan mutsuzsanız saç ekimi yaptırabilirsiniz. Saç ekimi orijinal gibi olur mu, diye bir sürü hasta sorular sormaktadır. Doktorunuz sizi saç ekimine uygun veya değil olarak ayıracaktır.

Saç Dökülmesini Engellemek İçin Yapılabilecekler

1)Saçlarınızı dışarıdan beslediğiniz kadar, yağ maske gibi karışımlar uyguluyorsanız birde içerden beslemeye çalışın. Çinko, bakır, magnezyum, omega 3, biotin gibi vitaminler saçın sağlıklı olmasını ve uzamasını sağlar. Bu vitaminler vücudunuzda yeteri kadar bulunmadığı için de saçlarınız dökülüyor olabilir. Bir doktora görünüp şikâyetinizi anlatıp size tahlil yapmasını isteyebilirsiniz. Zaten saç dökülmesi için doktora başvurduğunuzda doktorun ilk yapacağı sizi tahlile göndermektir. Bu sayede vücudunuzdaki eksik vitaminleri görebilir, dışarıdan takviye almanızı sağlayabilir.

2)Balıkta bolca bulunan balık yağı beyin sağlığı için çok önemlidir. Beyin için önemli olduğu kadar saçların da uzamasını güçlenmesini sağlar. Tırnakları saçları daha güçlü hale getirir. Haftada en az 3 kez balık tüketmelisiniz.

3)Beslenme düzeninizi gözden geçirin. Beslendiğiniz düzen vücudunuzun ihtiyacını karşılıyor mu araştırın. Günlük almanız gereken protein, yağ, karbonhidrat değerleri kişiden kişiye değişir. İnternetten bulabileceğiniz ya da telefonunuza indirebileceğiniz programlar sayesinde bu değerleri kolayca bulabilirsiniz. Sonrasındaki adım ise, işlenmiş gıdaları az doğal gıdaları çok tüketmeniz gerektiğidir. Özellikle yeşil yapraklı sebzeler, meyveler, kuruyemiş gibi gıdaları bol tüketmeye çalışın, saçlarınızın sağlıklı olmasına destek olur.

Sağlığınıza dikkat ettiğinizde vücudunuzdaki problemlerin yavaşça azaldığını fark edeceksiniz. Saçlarınızın dökülmesi azalacaktır. Saçlarınıza dikkat etmezseniz, ilerleyen yıllarda saç ekimi operasyonu yaptırmanız gerekecektir. Saç ekim operasyonları başarılı geçmekte birçok hasta sonuçtan memnun olmaktadır, fakat saç ekimi orijinal gibi olur mu diye tereddüt ettikleri de bir gerçektir.

3 Boyutlu Saç Ekimi Nedir, Nasıl Yapılır?

Teknolojinin ilerlemesi ve gelişmesi ile beraber güzellik ve sağlık sektöründeki gelişmeler oldukça umut verici oluyor. Birçok hastalığı tedavi etmek, insanların daha uzun kaliteli yaşamasını sağlamak mümkündür. Güzellik sektöründeki yenilikler de göz kamaştırmaktadır. Artık çıktığınız operasyon sonrasında nasıl görüneceğiniz derdiyle karşılaşmayacaksınız. Çünkü zaten doktorunuz size operasyon sonrası nasıl görüneceğinizi gösteren bir fotoğraf sunacaktır. Bu teknik üç boyutlu saç ekiminde de kullanılmaya başlanmıştır, sonuçlardan oldukça memnun kalınan operasyonlar yapılmıştır. Fue tekniğinden sonra kullanılmaya başlanan bu teknik sayesinde, FUE tekniği eskisi kadar tercih edilmemektedir. FUE tekniği saç yapısı uygun olmayan, saçları az olan fakat saç ekimi yaptırmak isteyenler içindir. Göğüs ve sırt bölgesinden alınan kıllar ile saç derisine saç ekimi yapılmaktadır. 3 boyutlu saç ekimi ile bu teknik eskimiştir.

3 Boyutlu Saç Ekimi ile Doğal Görünüm Olur Mu?

Saç ekiminde en önemli faktörlerden bir tanesi saç ekimi sonrasında doğal bir görünüm elde edilmesidir. Ekim yapıldığı çok belli olan farklı duran saçlar insanların dikkatini çekmektedir. B u sebeple doğal bir görünüm yakalanmaya çalışılır. Birçok saç ekimi sonrası saçlar çim adam gibi bir şekil almaktadır. Bu da hiç hoş olmayan bir görüntüye sebep olur. Saç ekimi yaptıracağınız doktoru ve kliniği iyi seçmeli, kafanıza takılan soruları mutlaka yanıtlamalarını istemelisiniz. Aksi halde hiç hoşlanmayacağınız bir görüntü ile karşılaşabilirsiniz.

3 Boyutlu Saç Ekimi Nasıl Yapılır?

Saç ekimi için öncelikle alın çizgisi oldukça önemlidir. Düzgün bir şekilde alın çizgisine göre ekilmeyen saçlar kötü bir görüntüye sahip olmanıza neden olacaktır. 3 boyutlu saç ekiminde ise bu bilgisayar yardımıyla çizilir ve hesaplanır. Size en uygun alın çizgisi bulunarak işleme başlanır. İstenmeyen sonuçların böylelikle önüne geçilmiş olunur. Ek olarak saç ekimi için, ekimden önce hastanın yüz hatlarının net olduğu düz profilden ve farklı profillerden resimlerini istiyoruz. Hastanın fotoğrafları taratılarak sistemimize yükleniyor, sistem hastanın yüz yapısını, yüz organlarının birbiriyle oranını hesaplıyor. Bu işlem sonucu kesin olduğundan, sonrasında hastanın nasıl görüneceğini önceden biliyor, en doğru hattan başlanarak seç ekimi yapılmaya başlanıyor. Bu yöntem sayesinde hastaların memnuniyet seviyeleri artmıştır. İstedikleri doğal saç görünümüne sahip oldukları için 3 boyutlu saç ekimi operasyonundan oldukça mutlu ayrılmışlardır. Eğer sizde saç ektirmeye karar verdiniz fakat tam olarak nasıl görüneceğinizi kestiremiyor, güvenemiyorsanız bu teknik tam size göredir. Mutlaka 3 boyutlu saç ekim tekniğini detaylı olarak araştırmalı, alanında uzman doktorlar ile çalışmalısınız. Saç ekimi tıbbi bir müdahaledir, bu sebeple alanında uzman olmayan kişilerce uygulanması tehlikeli ve yasaktır.

Saç Ekimi Nasıl Yapılmaktadır?

Saç ekimi, saç derisinde saçın döküldüğü bölgeye saçın fazla olduğu kısımdan saçlar alınarak oraya dikilmesi işlemine denmektedir. Eğer kişinin saçları yeterli yoğunluğa sahip değilse, doktorunuz sizi uyaracaktır. Genelde saç ekim işlemlerinde saç derisinin ense kısmındaki saçlardan ekim yapılmaktadır, fakat o kısımda da yeterince saça sahip olmayan insanlar için göğüs ve sırt bölgelerinden kıllar ekim işleminde kullanılmaktadır. Ekim işlemi ciddi bir operasyon olduğu için basite almamalısınız. Daha gür saçlar için saç ekimi yaptırmayı düşünüyorsanız, önce kendi saç yoğunluğunuzu değerlendirmelisiniz. Saçlarınız küçüklüğünüzden beri az, ince ve koparak dökülmeye meyilli ise tam olarak istediğiniz gür saç görüntüsünü yakalayamayabilirsiniz. Saç ekimi sırasında saç kökleri uyarılır, fakat genetiğiniz değiştirilemez. Saçların ince ve az olması genetiktir. Ailenizdeki bireyler genel olarak ince ve az saça sahip ise muhtemelen sizin saçlarınız da öyledir, bu durumda sadece dökülen bölgedeki saçlar için çözüm olabilir.

Sitrit Asit Nedir?

Hemen hemen bütün bitkilerin yapısında var olan Sitrik asit, doğada hücresel faaliyetlerin birçoğunda görev almaktadır. Sitrik asitin kullanım alanları arasında; gıda sektörü, tarım sektörü, metal üretimi ve işlenmesi, ilaç sektörü ve içecek sektörü gibi aktif alanlarda yer almaktadır.

Telaffuzu “Limon Tuzu” olan Sitrik Asit dünyanın pek çok ülkesinde ve Türkiye’de de kullanılan limonda  %80 oranında bulunmaktadır. Toksin sayılmayan bir bileşen olan Sitrik Asit kristal yapıdadır.  Kimya sanayisinde çok bir ayırışcı olduğu için en çok tercih edilmektedir.

Konserve ürünlerinde kullanılan sitrik asit yiyeceklerin uzun süre korunmasını sağladığı için tercih edilmektedir. Alkollü ve alkolsüz içeceklerin birçoğunda bulunan sitrik asit diğer gıda sektöründeki ürünlerde koruyucu katkı maddesi olarak tercih edilmektedir.

Sitrik Asit’in Kimyasal Özellikleri Nelerdir?

Sitrik asiti önemli kılan özelliklerinden biri de çok değerlikli metal iyonları ve şelatları oluşturacak pek çok kompleksler vermesidir. Bu önemli özelliğinden dolayı sitratlar veya sitrik asitler metal bulaşmasının kontrolünde kullanılmaktadır. Tek olarak renkli olan metal iyonu sitratla birleşim halindeyken tamamen renksiz veya az renkli nitelikte olmaktadır. Sitrik asit ile metal iyonları şelat oluşturarak kararlı kalabilirken metal iyonlarının varlığında organik moleküller katalitik olarak bozulabilir.

Sitrik Asidin Kullanım Alanları Nereleridir?

Endüstriyel uygulamalar ve farklı gıda alanlarında kullanımı oldukça yaygın olan Sitrik asit özellikle sitrat karbonatlı ve karbonatsız içeceklerde daha çok kullanılmaktadır. Düşük kalorili içecekler, meyve suyu ve susuzluk giderici içeceklerde Sitrik asit, tek olarak ya da sitrat tuzlarıyla birlikte kullanılır ve tat verici olarak faydalanılır. Bunun dışında endüstriyel üretimde Sitrik Asit, şekerlere ekşilik vermek amacıyla eklenir. Pastahanelerde ve şekerleme ürünü satan firmalarda kullanılan şeker çeşitlerinde de pektin jeli kullanılarak maksimum jel dayanımını arttırmak amacıyla faydalanır

Sitrik Asit Zararları

Sikrit asit doğal bir bileşendir ve özellikle turunçgiller de ve bir çok bitkide  bulunur. Sikrit asit, şekerin okside olup, Karbondioksite ve ya suya dönüşerek enerji meydana gelmesinde sikrit asit döngüsü sağlanabilmesi için gereklidir. Sikrit asit, gıda endüstirüsinde en yaygın ph kontrol ajanıdır. C vitamini ve E 300 gibi antioksidanların çalışmasını güçlendirir.

Sikrit asit, gıda sektöründe bir çeşit, koruyucu olarak kullanılır. Özellikle bira ve meyvelerden yapılmış reçellerin içindeki meyvelerin renginin kahrengiye dönmesini önler. Sikrrit asit, şekerlemelerin veya sanayi işi tatlıların şerbetlerinin, belli bir süre geçtikten sonra, kristalleşmesini önler. Şerbetli tatlı yapılırken de şerbetin içine limon sıkılması şerbetin, kristalleşmesini önlemek amaçlıdır. Limonun içinde doğal sikrit asit vardır

Sikrit asit adı verilen ve gıda sektöründe kullanılan bu madde, Limon, Mandalina, Portakal, greyfurt gibi meyvelerde bol miktarda bulunmaktadır. Fakat meyvelerden bu maddeyi üretmek, çok pahalı olduğu için, bakterilerin ve mayaların yardımı ile, şekerden elde edilir ve genellikle ucuz olduğu için, sanayiciler bunu tercih ederler. Özellikle doğal yolla elde edilmeyen sikrit asidin insan sağlığına bazı zararları olmaktadır. Bunlar aşağıda sıralanmıştır.

 

  • Sikrit asit cilt ile temas ettiğinde tahriş edici etkisi vardır.

 

  • Sikrit asidin toz olanları solunduğunda, solunum sisteminde ve mukoza da tahrişi neden olur.

 

  • Hassas ciltler ile temas ettiğinde alerjiye neden olur.

 

  • Göz ile temas ettiğinde çok ciddi zararlar verir. Derhal bir sağlık kuruluşuna başvurmak gerekmektedir.

Görüldüğü gibi en tabi haliyle oldukça faydalı olan ve insanoğlunun kullanımına sunulan strik asit yapay yolla elde edildiğinde zararlı olabilmektedir. Yapay yolla elde edilen strik asiten uzak durmak bu yönüyle yerinde olacaktır.

Askorbik asit nedir?

İnsan vücudu o kadar karmaşık ve o kadar muhteşem bir sistem ki bugün bile uzmanlar insan vücudunun birçok yönünü bilmemekte ve her gün yeni yeni yönlerini keşfetmektedirler. Karmaşık ve kusursuz bir sistem olan vücudumuzda adını dahi bilmediğimiz o kadar çok şey var ki… Bunlar vücudumuzda dengeli kaldığı sürece faydalı olurken, dengeyi ne yazık ki kendi elimizle bozduğumuz zaman ise zararlı hale gelmeye ve bize zarar vermeye başlamaktadırlar.

C vitamini nedir vücutta ne işe yarar?

C vitamini yani diğer adıyla askorbik asit basit bir şekerdir ve güçlü bir indirgeyici ajandır. Vücuttaki anti-oksidan özelliği son yıllarda yapılan çalışmalarla bulunmuştur. Aynı zamanda kollojen yapısını sağlamlaştırarak diş etlerinin, derinin, kan damarlarının ve eklemelerin daha dayanıklı ve sağlam olmasını sağlamaktadır. Vücutta meydana gelen serbest radikalleri okside ederek ortadan kaldırır. Aynı zamanda soğuk algınlığına karşı yaygın bir inanış olarak kullanılmaktadır. Ancak yapılan kontrollü çalışmalarda C vitaminin gribi durdurduğuna ya da azalttığına dair bir veri saptanamamıştır. Çok zayıf olan iyileşme verilerinde C vitamininin hafif anti-histaminik özelliğine bağlı olduğu düşünülmektedir.

C vitamini Eksikliğinde ne görülür?

Birçok gıdada bolca askorbik asit (C vitamini) bulunduğundan aşırı katı diyetler ve yaşlılar hariç eksikliğinin görülmesi nadirdir. Uzun süreli C vitamini eksikliğinde kanama ve yara iyileşme kusuruyla karakterize skorbüt hastalığı gelişir.

Aynı zamanda skorbüt hastalığı “KORSAN HASTALIĞI“ olarak bilinir korsanlar uzun deniz yolculuklarında yanlarında taze, meyve sebze olmadan aylarca yolculuk yaptıkları için çoğu korsan karaya varmadan gemi içerisinde kanama ve diş dökülmeleriyle ağır seyreden skorbüt hastalığına yakalanmışlardır.  Vücut askorbik asit’i (C vitamini) kendi başına sentezleyemez ve mutlaka dışarıdan alması gerekmektedir. C vitamini eksikliğinde genel olarak aşağıdaki belirtiler görülür.

  • Saç diplerinde kepeklenme
  • Eklemlerde kanama
  • Şişmiş, kanamalı, süngerimsi diş etleri
  • Diş etlerinde iltihap ve buna bağlı dişlerin kaybı
  • Dişlerde çürüme ve kanamalar
  • Anemi ( Kansızlık )
  • Kesilen yerin iyileşmesinde bozukluklar.

C vitamini eksikliği kimlere sık görülür?

C vitamini eksikliği genelde sürekli kaynamış sütle beslenen bebeklerde, sadece pirinçle beslenen topluluklarda, sebzeyle beslenmeyen yaşlılarda, alkoliklerde, anormal maddeleri yemeyi takıntı haline getirmiş kişilerde görülebilir.

C vitamini eksikliğinin Tedavisi nedir?

İlk olarak günlük 250 mg askorbik asit verilir ve hastaya taze sebze ve meyve yemesi tavsiye edilir. Daha sonra doz 40 mg’a düşürülür. Ortadan semptomların kalkması ve hastanın beslenme durumundaki düzelmeye bağlı olarak tedavi kesilir.

C Vitamini içeren besinler nelerdir?

  • Portakal Suyu
  • Limon Suyu
  • Taze meyveler
  • Taze sebzeler
  • Karaciğer
  • Balık
  • Taze inek sütü

Özellikle taze meyve ve sebzelerde insan vücudunun ihtiyacını fazlasıyla karşılayacak kadar c vitamini bulunur. Patates çok iyi bir kaynaktır ancak içindeki C vitamini depolanma sürecinden soframıza gelene kadar neredeyse kaybolur.

C vitamini Fazlalığının Zararları Nelerdir?

Çok fazla C vitamini idrarla derhal atılır. Ancak demir emiliminde artışa ve vücutta demir yüklenmesine sebep olur. Yemeklerle C vitamini fazlalığına ulaşmak mümkün değildir ancak hap şeklinde satılan C vitamin hapları ve enerji ve sağlık verdiği yalanıyla piyasada satılan vitamin takviyelerini kullanarak bu doza ulaşmanız mümkün olmaktadır. Vitamin takviyesi yapılacaksa bunun doktor kontrolünde yapılması gerekmektedir.

Görüldüğü gibi insan vücudunun dengesi çok yerinde ve bu dengeyi korumak da çok önemlidir. Gereğinden fazla vitamin faydadan çok zarar vermektedir. Bu bilinçle hareket etmek sağlık açısından hayati öneme sahiptir.